Ana Sayfa > Au Pair Rehber > aupairlik hakkında ipuçları
Au Pairlik hakkında ipuçları
İngiltere'de au pair sistemi çok karmaşıktır. Eğer güvenilir bir aile bulmayı ve
İngiltere'de huzurlu olmayı istiyorsanız Türkiye'de güvenilir bir aracı kuruma
başvurun.
Erkek au-pair iseniz evin babası; bayan au-pair iseniz evin annesi sizi
kıskanacaktır. Bunun için hazırlıklı olun ve kıskançlığa neden olabilecek
davranışlardan özellikle kaçının. Kendinizi onların yerine koyun ve anneyi (veya
babayı) bu konuda rahatlatacak tavırları sergileyin.
Tuvalet ve banyo alışkanlıklarına uyarak her gün banyo yapın. Aile sizden her
gün banyo yapmanızı özellikle bekler.
Ayrıca bakımlı olun, güzel kokular kullanın, düzenli ve tertipli giyinin.
Temiz ve tertipli olun, kullandığınız mekanları ve eşyaları bulduğunuz gibi
değil, daha temiz bir şekilde bırakın.
Sabahları erken kalkamıyorsanız yanınızda çalar saat bulundurun.
Söz verdiğiniz şeyleri mutlaka yapın. Asla yalan söylemeyin.
Güleryüzlü olun. Unutmayın, hiç kimse karşısında mutsuz ve sürekli asık suratlı
birini görmek istemez.
Çocukları sevmeseniz dahi, seviyormuş ve içten davranıyormuş gibi onları
kucaklayın, sevgi göstermeye çalışın. Onları arasıra sevin, onlarla oynayın ki,
anne-baba çocukları konusunda size güvenebilsin.
Çocuklara karşı ailenin verdiği cezalandırma şekillerine karışmayın ve sizden
istenileni yapın. Çocuklara karşı açık vermeyin, çocuklar şantaj yapmayı çok
severler. Örneğin, sizi sigara içerken görürlerse, onlarda anne-babaların
koydukları çikolata yasağına karşı bunu koz olarak kullanırlar.
Her ailede ara sıra (bazen sıklıkla) problem olur. Problemleri, acentanıza
danışarak değil, hoşgörü ile kendi aranızda çözün.
Her ailenin gizli kalması gereken sırları olabilir. Bu aile artık sizin aileniz,
onları utandırmayın, aile sırlarını kimseye anlatmayın.
Ailenin telefonunu, izin verseler dahi kullanmamaya özen gösterin. Aile kibarlık
gereği size telefonlarını kullanabileceğinizi söyleyebilir, bunun kibarlık
gereği olduğunu düşünerek, mümkün olduğunca telefonu kullanmayın.
Yabancılar çok planlı bir yaşam biçimine sahiptir. Bu yaşam biçimi size garip
gelecektir ama itiraz etmeden onlara uyun. Örneğin, gittiğiniz ilk gün size
neler yapmanız gerektiği uzun bir liste halinde verilecektir. Korkmayın, bu
listede olanlar herkesin günlük yaşamda az veya çok yaptığı günlük doğal
işlerdir. Sabah kaçta kalkacağınız ve kaçta yatacağınız, saat kaçta yemek
yiyeceğiniz, hangi ev işlerini hangi sırayla yapacağınız size çok uzun bir
şekilde listelenecektir veya anlatılacaktır.
Sizden sadece istenileni yapın. Daha fazlasını yaparsanız, ileriki günlerde
sizden bu fazla yaptığınız şeyleri de sanki doğal görevinizmiş gibi isterler.
Çevrenizde göreceğiniz Türk veya yabancı her Au-Pair'e güvenmeyin. İnsan
seçiminde dikkatli olun.
Daha ilk günden itibaren, tanıştığınız insanlar size Au-Pair sistemini gereksiz
yere abartarak övebilir veya yerebilir. Motivasyonunuzu gereksiz yere bu
insanların söyledikleriyle yitirmeyin, bırakın kendi deneyiminizi kendiniz
yaşayın. Unutmayın, herkes bir değildir. Diğerlerinin yaşadığı olumlu veya
olumsuz deneyimlerin sizinde başınıza geleceği söylenemez.
Eğer birileri kaldığınız aileyi kötülüyorsa dikkat edin, muhtemelen aile ile
aranızı bozmaya çalışan ve sizin iyi niyetinizi kullanacak birileri ile karşı
karşıyasınız demektir.
İlk haftalarınız çok ama çok zor olacaktır. Zaten zor olan uyumunuzu daha da
zorlaştırmayın, odanıza kapanmayın, dışarı çıkıp çevreyi tanımaya ve zevk almaya
bakın.
Çevrenizdeki Türklerden uzak durun, aksi halde ingilizce öğrenemezsiniz.
Kimseye hemen inanmayın. Unutmayın, iyi ve kötü insanlar Türkiye'de olduğu gibi
İngiltere'de de vardır. Kimseye kendinizi kullandırmayın, çok iyi tanımadığınız
birine borç vermeyin, acentanız veya aileniz hakkında olumsuz konuşanlara hemen
inanmayın. Unutmayın, kötü niyetli olsun veya olmasın herkesin söylediği ve
yaşadığı deneyim kendini bağlar. Karşınıza çıkan herkes iyi ve dürüst değildir.
İnsanları tanıyana kadar onlarla sadece arkadaşlık kurun ama dikkatli olun.
Hemen her 10 Au-Pair'den 7'si, daha ilk günden kaldığı aileyi değiştirmek
ister. Diğer aileler de bu ailenizden pek farklı olmayacaktır. Onlara alışana
kadar sabretmelisiniz.
Hiç kimse mükemmel değildir. Ailenizin mükemmel olmasını beklemeyin ve onlara
uyum göstermek için biraz çaba gösterin.
Türk aupairlerin en çok karşılaştığı zorluklardan biri de dil kültüründeki
farklılıklardır. İngilizce'de emir cümleleri 'Please-Lütfen' kelimesi ile
yumuşatılır, bazen "şu işi yaparsan sevinirim" gibisinden çok yumuşak ifadelerle
istekler iletilir. İngilizce'de "şu işi yaparsan sevinirim" cümlesi, çoğunlukla
aupairler tarafından "ben o işi yaparsam sevinir ama yapmazsam da olur"
şeklinde yanlış yorumlanmaktadır. Aslında bu şekilde kullanılan cümle,
karşınızdaki kişinin kibarlığı gereğidir. Bu cümlenin tam karşılığı "Senden şu
işi yapmanı istiyorum" şeklinde kabul edilmelidir. Karşınızdaki kişi sizden
kibarca birşeyleri istiyorsa, bunu emir cümlesi vermeden iyilikle yapmanızı
istediği içindir. Böyle kibar cümleleri, emir cümlesi olarak algılamalısınız.
Herşeyi sizi yerleştiren acentadan ve aileden beklemeyin. Biraz siz de çaba
gösterin ve sorunları doğru ve dürüst konuşarak çözmeye çalışın.
Au-Pair olarak İngiltere'ye gelmeden önce çevremdeki herkes bana öğüt verme
ihtiyacı duymuştu. Bir çok şey söylendi ama bir çoğu doğru değildi. İngiltere'de
1-2 yıl, hatta 1-2 ay yaşayan herkes daha da ötesi hayatında İngiltere'ye hiç
gelmemiş kişiler dahi bana öğütler vermişti. Ben ikinci yılımın sonunda dahi
İngiltere'yi ve hatta bulunduğum kenti çok iyi tanıdığımı söyleyemediğim halde,
İngiltere'de 1-2 yıl kalmış birilerinin bana anlamsız öğütler vererek
motivasyonumu nasıl kırdıklarını hatırlıyor, kendi kendime -iyiki onlara
inanmamışım- diyor ve İngiltere'ye gelmekten vazgeçmediğim için
şükrediyorum.
Son bir şey daha. İngiltere'ye ilk gelişimde uçakta yaşadıklarımın, sonradan
öğrendiğim kadarıyla diğer arkadaşlarımın da başına benzer şekilde gelmişti.
Yanımda yolculuk yaptığım kişiler benim Au-Pair olarak İngiltere'ye gittiğimi
öğrendiklerinde bana benzer öğütler vermişti. Öyle ki, uçaktan iner inmez
Türkiye'ye hemen geri dönmeyi dahi çok ciddi bir şekilde düşünmüştüm.
Kendinize güvenmek başarmanızın yarısıdır. Söylenenlere ve anlamsız öğütlere
değil, kendinize ve deneyiminize güvenin, göreceksiniz ki sonuçta siz karlı
çıkacaksınız.
.
|