Ana Sayfa > Au Pair Rehber > İngilterede Au-Pair olmaya karar vermeden önce kendinize sorun
Au-Pair Olmaya Karar Vermeden Önce
Au Pair olmaya karar vermeden önce, au pair olarak neleri amaçladığınıza ve bu
iş için uygun olup olmadığınıza karar vermelisiniz. Bu arada kendinize sormanız
gereken bir kaç soru daha var:
Au-Pair'in ne olduğunu biliyor musunuz? Au-Pair'liğin bir macera, tek
başına eğitim veya tatil
programı olmadığını bilmeniz gerekir. İngiltere'de çocuk bakımı ve ev işi
yapacağınızı unutmamalısınız. Bu nedenle, çalışmaya yatkın biri olmanız gerekir.
Çocukları seviyor musunuz? Au Pair sisteminde en önemli ayrıntının çocuk
olduğunu unutmayın. Onlarla aranızın iyi olduğuna, yapacakları yaramazlıklara
karşı sabırlı olup olmadığınıza dair kendinizi sorgulayın. Bu işte başarının
anahtarının çocuk sevgisinde yatıyor. Çocuklarla aranız iyi değilse,
Au-Par olmanız hem aile hem de sizin açınızdan kötü bir deneyim olabilir.
Ev işlerinizle aranız iyi mi? Sizden ağır ev işleri yapmanız beklenmeyecektir
ancak günlük yaşamın gerekleri olan ütü, çamaşır, bulaşık gibi annelerimizin her
gün yaptığı işlerin sizi beklediğini de göz ardı etmeyin.
Bağımsız ve dışa dönük müsünüz? Ailenizden daha önce ayrı, yalnız yaşamış olmak
başarınızı daha da güçlü kılar. Ailenizden ilk kez ayrılıyorsanız, kültür
şokunun yanı sıra, aile özlemi de sizi çok etkileyecektir. Bu sistemde genelde
içine kapalı, çevreyle uyum sağlamada güçlük çeken, pasif ve motivasyon
eksikliğine sahip olan kişiler başarılı olamazlar.
Psikolojik bir rahatsızlığınız var mı? Au-Pair olmadan önce, bir psikolog ile
görüşmek olumlu olabilir. Bazı Au-Pair adaylarında bazı küçük psikolojik
sorunlar olduğu ortaya çıkmaktadır. Buna İngiliz ailelerin tepkisi de Au-Pair'in
hemen evlerinden ayrılması şeklinde olabilir.
"Bayan Peterson, bizi aradığında gönderdiğimiz Au-Pair'de down sendromu olduğunu
ve bu Au-Pair'i evinde istemediğini söyledi. Hemen A.Y'yi Au-Pair evine
aldırdım. Kendisi bizimle 3 gün kaldı. Bu 3 gün süresince, ben de benzer şeyler
gözlemledim. Psikolog olmadığım için
tanımlayamıyorum ama bu arkadaş, en basit şeyleri bile düşünemiyordu. Örneğin,
gece su içmeye kalktığında mutfaktan su alırken karanlıkta mutlaka bir yerlerini
yaralıyordu. En azından ışığı açmayı akıl edemiyordu. Kendisiyle konuşurken,
gözümüze bakıyordu ama bizi anlamadığını veya o anda başka şeyler düşündüğünü
anlıyorduk. Dudağına ruj sürüyordu ama yüzünün her yerini boyuyordu, ruju tutup
doğru bir şekilde kullanamıyordu. Aslında iyi bir insandı ama evde kalan diğer
Au-Pair'leri ürkütüyordu, oda arkadaşları gece uyanıp sabit bir noktaya sürekli
baktığını söylediler. Türkiye'de bu arkadaşı mülakat eden danışman ile görüştüm,
kendisi A.Y'nin posta yoluyla başvurduğunu ve telefonda bir kaç kez konuştuğunu,
ancak çok anormal bir şeye rastlamadığını söyledi. Türkiye'deki annesiyle
görüştüm, annesi doğum esnasında kürtaj girişiminde bulunduğu için küçük
rahatsızlıkları olduğunu, bunu bildiği için kızını göndermek istemediğini ancak
kızına söz geçiremediğini söyledi. Bunlar üzerine bu arkadaşın Türkiye'ye geri
dönmesi gerektiğine karar verildi." Süheyla AKDEMİR, ICEP Au-Pair Danışmanı, 22 Eylül 1998, Londra
"B.G. beni aradığında, çocuğun çok yaramaz olduğunu ve ona söz geçiremediğini
söyledi. Çocuk sorunlu olduğu için aileyi değiştirmek istedi. Kendisine aile
aramaya başlamışken, 2 gün sonra ev sahibi Mrs Sanders, B.G'yi, Au-Pair evine
getirdi. Mrs Sanders, B.G'nin hiperaktif yapısı olduğunu ve bunun çocuğu için
tehlikeli olduğunu düşündüğünü ve B.G.'yi evinde istemediği için Au-Pair evine
getirmek zorunda kaldığını söyledi. B.G. Au-Pair evine geldiğinde çok kızgındı.
Mrs Sanders kendisine hiç bir neden belirtmeden eşyalarını toplamasını
söylemişti. Halen neler olup bittiğinin farkında değildi. Kendisine doğruyu
söylemek yerine, bazı anlaşmazlıklar olduğunu bu yüzden kendisine yeni bir aile
bulacağımızı söyledim. B.G. Au-Pair evinde 3 hafta kaldı. Çok asabi biriydi.
Sinirlendiğinde 2 defa bardak kırdı. Konuşurken sürekli ellerini, kollarını
hareket ettiriyor, göz mimiklerine hakim olamıyordu. Sanırım sinirlendiğinde
veya heyecanlandığında bu hareketleri yapıyordu. Bazen çok sakin görünüyor ama
birden bire sinirlenebiliyordu. Kendinde aile bulunamaması endişesi vardı, bu
yüzden görüşmeye gittiği her yeni aile yanında heyecanlanıyor, heyecanlanınca da
hareketlerini kontrol edemiyordu. 3. hafta sonrasında kendisini alacak yeni bir
aile bulunamaması nedeniyle Türkiye'ye geri gönderildi. " Çelemet YENER, ICEP Au-Pair Danışmanı, 9 Ağustos 2000, Londra.
Au Pair'in görev ve sorumluluklarını biliyor musunuz? Aileler, kendilerinden bir
birey gibi gördükleri ve bu amaçla evlerinde ağırladıkları au pair'den evin
hanımına ev işlerinde yardımcı olmasını, çocuklarla ilgilenmesini ve
sorumluluklarını ciddiyetle yerine getirmelerini beklerler.
Ciddi misiniz? Gitmek istediğiniz ülkenin dilini ve kültürünü öğrenmekte kararlı
mısınız? Unutmayın, kalacağınız ailenin yanında au pair olarak göreviniz bir
araçtır esas amacınız o dili öğrenmek ve o ülkenin kültürünü tanımaktır. Bu
amaçları hedeflediğinize emin misiniz? Yoksa, Türkiye'den belli bir süre uzak
kalmanızı gerektiren başka amaçlarınız var mı?
Organize bir insan mısınız? Birlikte kaldığınız evin fertleriyle, ortak bir
yaşamın getirdiği sorumlulukları taşıyabilir misiniz? Evin hanımı size
söylemeden siz bir takım öneriler ortaya koyarak evin düzenini tek başınıza
sağlayabilir misiniz?
Mali durumunuz Au Pair olmaya elverişli mi? Sizin yabancı bir ülkede masrafsız
yaşamanızı sağlayacak olan Au Pair sistemine katıldığınızda, Türkiye'deki
ailenizin size para göndermesine gerek yoktur. Ancak, en azından gidiş-dönüş yol
parasını karşılayabilecek ölçüde ve o ülkede kritik anlarda veya ekstra
harcamalarda kullanılabilecek paranızın olması gerekir.
Yabancı diliniz yeterli mi? Gitmek istediğiniz ülkenin dilini, en azından günlük
konuşmalarda yanlış ve eksik cümlelerle dahi olsa yürütebilecek düzeyde biliyor
musunuz? Sizden hiç kimse iyi düzeyde bir dil bilgisi beklemiyor, ancak en
azında kendi isteklerinizi anlatabilecek ve temel şeyleri anlayabilecek ölçüde
dil bilmeniz gerekir. Aksi halde İngiltere'deki ilk 3 ayda biraz İngilizce
öğrenene kadar çok sıkıntı çekeceğinizi bilmeniz gerekir.
Kabul koşullarını taşıyor musunuz? Gitmek istediğiniz ülkenin au pair
adaylarında aradığı koşulları ve vize için gerekli nitelikleri taşıyor musunuz?
Bu sitede, İngiltere'deki kabul koşullarına ayrıntılı olarak yer verilmiştir.
Başvuru yapmadan önce gerekli koşulları sağladığınıza emin olun.
İngiltere'yi ne kadar tanıyorsunuz? İngiltere'de yerleşim merkezleri
ile işyerleri ayrı yerlerde bulunurlar. Geniş bahçeli evlerde yaşayan
İngilizler, günlerini Türkiye'deki gibi komşuları ziyaret ederek değil,
evleriyle uğraşarak geçirirler. Karışık işyeri ve konut ortamında yaşamaya
alışkın bir Türk için, İngiltere'de Au Pair olmak, sokağa çıkma yasağı olan bir
ülkede bulunmaya benzer. Bu yüzden, yerleşim merkezleri çok ıssızdır.
Bulunduğunuz sokakta yüzlerce ev olsa dahi, sokaklarda kimseyi
göremeyebilirsiniz. Sosyalleşmek için gideceğiniz sinema, bar, kulüp, alışveriş
merkezleri, restoran gibi yerler kilometrelerce uzak olabilir. İngilizlerin bu
tekdüze yaşam tarzına alışana kadar hayat size çok zor gelecektir. Ancak
unutmayın: İngiltere'ye İngiliz yaşam tarzını ve kültürünü tanımaya ve dillerini
öğrenmeye gidiyorsunuz. Bunun bilince olup, kendinizi iyice hazırlamanızda yarar
var.
Vize için yeterli olup olmadığınız hakkında bir fikir edinmek isterseniz, lütfen
size en yakın ICEP Şubesiyle temasa geçin.
|