| GÜNCEL: İngiltere'de Au Pair'lik TC Vatandaşları için 27 Kasım 2008 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. Bu sayfadaki bilgiler, 27 Kasım 2008 öncesi vize alanlar ile Romanya, Bulgaristan gibi İngiltere'de Au Pair olmaya devam edebilecek ülke vatandaşları içindir.
Her yurtdışı eğitim programda olduğu gibi, Au Pair'likte de artılar ve
eksiler vardır. Yurtdışında Au Pair olmak isteyen birinin, bu artıların ve
eksilerinin bilincinde olması gerekir. Aksi halde hayal kırıklığı kaçınılmaz
olacaktır.
Au Pairlik size neler sağlar: Artılar...
Yabancı bir dili ve o dili konuşan ülkenin kültürel yapısını öğrenmenin en
etkili yolu, o ülkede belli bir süre yaşamakla gerçekleşmektedir. Yabancı bir
ülkede bulunarak o ülkenin dilini öğrenmenin faturası ise bazıları için
yüksektir. İşte Au Pair sisteminin en önemli özelliği burada yatmaktadır.
Öğrenmek istediğiniz dili, o ülkede bir aile yanında, aileden biri gibi yaşayıp
çalışarak karşılamanızda Au Pair sistemi birebirdir.
Au Pair'liğin yararlarını, şu şekilde özetlemek mümkündür:
1. Yabancı dili en ucuz bir şekilde öğreneceksiniz. Sadece yol masraflarını
karşılayarak, ilgili ülkeye gidecek ve orada bir aile yanında konaklayacaksınız.
Ailenin çocukları ve ev işleriyle ilgilenmeniz karşılığında size yeterli
miktarda bir harçlık ödenecektir. Aynı zamanda kalacak bir yeriniz olacak,
yemekleriniz aile tarafından karşılanacaktır. Aileden alacağınız harçlıklarla,
devlet destekli düşük ücretli Au Pair kurslarına katılabileceksiniz.
2. Yeni bir çevre edineceksiniz. Yabancı bir ülkede kalışınız, beraberinde
farklı düşünce ve kültürlere sahip insanlarla yaşama alışkanlığını ve yeni bir
çevreyi getirecektir. Bu şekilde uluslararası deneyiminizi
zenginleştireceksiniz.
3. Bağımsız karar verebilme yeteneğinizi geliştireceksiniz. Yabancı bir ülkede
kalışınız aynı zamanda size farklı bir düşünce yeteneği ve vereceğiniz kararları
bağımsız uygulama fırsatı verecektir. Bu şekilde neyin iyi, neyin kötü olduğuna
kendiniz tek başınıza karar verebilecek ve kendi ayaklarınız üzerinde yaşama
alışkanlığını kazanacaksınız.
4. Türkiye'ye dönüşünüzde iş bulmada nitelik kazanacaksınız. Yabancı bir ülkede
yaşamış olmanız, size hazırlayacağınız özgeçmişlerinizde büyük bir nitelik
kazandırır. Belli bir süre kendi imkanlarıyla bir ülkede yaşamış biri olarak,
kişisel başarı kazanma yetisine sahip olduğunuzu kendinize ve çevrenize
ispatlamış olursunuz.
Au-Pair'liğin Dezavantajları: Eksiler...
Au Pair'liği mesleğiniz olarak görmelisiniz.
Au Pair olarak İngiltere'ye giden ve ICEP'in Londra'daki şubesini arayıp,
"Ben buraya çocuk bakmaya değil, İngilizcemi geliştirmeye geldim" diyenlerin
sayısı azımsanmayacak düzeydedir. Au Pair olan birinin, herşeyden önce, Au
Pair'liği bir meslek olarak seçtiğinin bilincinde olması gerekir. Au Pair'lik
ciddi sorumluluk ister. Yanında kaldığınız aile, sizi dil kursuna gidebilmeniz
için değil, çocuklarına bakacağınızı ve ev işlerini yapacağınızı düşünerek
almaktadır. Elbetteki dil eğitimi veya istediğiniz başka bir eğitimi
alabilirsiniz ancak önceliğiniz sizi alan ailenin ihtiyaçları yoğunlaşmalıdır. Aksi halde kaldığınız ailenin size ihtiyacı
kalmayacak, bir başka deyişle evden ayrılmanız istenebilecektir.
Sorumlu ve Ciddi olmalısınız.
Au Pair'liği bir meslek olarak gördüğünüze göre, bu mesleğin gereği olan çocuk
bakımında ciddi ve sorumlu davranmanız gerekir. Ayrıca, Au Pair olarak sizi
sadece çocuk bakımının değil, aynı zamanda ev işlerinin de bekleyeceğini göz
önünde bulundurmalısınız.
Farklı bir ülke, yeni alışkanlıklar...
Yabancı bir kültürde, iyi bilinmeyen bir
lisanla, sizden farklı düşünen tanımadığınız birileriyle beraber yaşamak fenomenan denilen bir kültür
şokuna neden olabilir. Ortama uyum zorluğu çekilebilir, au pair sisteminin
gereği olan çocuklarla diyalogda zorluk yaşanabilir. Bütün bunlar, önceden iyice
düşünülmeli, kendi öz ailenizde ve hatta en yakın arkadaşlarınız arasında dahi
olan bazı sorunların, yeni aileniz ve çevresinde de olabileceğini unutmamalısınız.
Herşeyin bir bedeli var: Çalışmak durumundasınız.
Hayatta karşılıksız hiç bir şey yoktur. Au-Pair'lik ile onbinlerce dolar
vermeden dil öğrenmek mümkündür ancak bunun karşılığında yanında kalacağınız
aile için ciddi ciddi çalışmanız gerekir. Eğer çalışmaya alışkın biri
değilseniz, hatta ev işleri ve çocuklarla aranız iyi değilse, Au-Pair olmanız
hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir.
Aileniz aynı zamanda işvereniniz... Onlarla birlikte yaşamak gerçekten zor
olabilir.
Au-Pair'likte bağımsız değilsiniz. Bir aile ile birlikte yaşayacaksınız. Anne-babası dışında başkalarıyla yaşamaya
pek alışkın olmayan
Türk insanı için bu gerçekten zor bir alışma döneminin başladığına işaret eder.
Birlikte yaşamak beraberinde bir takım zorlukları da beraberinde getirebilir ve
anlaşmazlıklar çıkabilir. Birlikte yaşadığınız insanlar size yabancı ve farklı
kültüre sahip insanlardır ve bu insanlar sizin aynı zamanda işvereninizdir, yani
patronunuzdur. Evde söz sahibi yine onlar olacaktır.
Fikir ayrılıklarına hazır olun: İşveren her zaman haklıdır!
Her ailede olan tartışma ve fikir ayrılıkları Au-Pair olarak çalışacağınız
ailede de olacaktır. Bu fikir ayrılıklarında, sizden daha çok ev sahiplerinin
yani işvereninizin haklı olacağı bir gerçektir. Çünkü, kaldığınız ev sizin değil
onların evidir. Fikir ayrılıklarında, eğer evden birilerinin ayrılması
gerekirse, ayrılan onlar değil, siz olacaksınız. Başarınız için Au-Pair'likte en
zor olan bu gerçeğe kendinizi iyice hazırlamalısınız.
Acentanızdan mucize beklemeyin.
Au Pair'likte, becerikli acentaların rolü yadsınamaz. İşini bilen ve
deneyimli bir acenta ile Au Pair olmak kesinlikle çok etkilidir, ancak esas iş
Au Pair'in kendine düşmektedir. Au Pair, programın gereklerinde yetersiz ise,
acenta ne kadar iyi niyetli olursa olsun bir mucize yaratamayacaktır. Au Pair
haklı olduğu sürece, elbetteki her acenta, Au pair'ine sahip çıkmalıdır ancak
acentanın çabası tek başına yeterli değildir. Au Pair, sorumluluklarını yerine
getirmede yetersiz kalıyor ise, acentanın yapabileceği tek şey, Au Pair'den
Türkiye'ye geri dönmesini istemekten ileri gitmeyecektir.
"D.O. 22 yaşında üniversite mezunu. 2 hafta içinde 3
aile değiştirdi. Birinci ailesinde 1 hafta, 2. ailesinde 1 gün, 3. ailesinde
ise 4 gün kaldıktan sonra, aileleri tarafından ayrılması istendi. Bu ailelerden 2'si, daha önce bizden Au Pair alan uzun
yıllardır tanıdığımız ailelerdi. Her 3
aile de D.O.'nun sabah erken uyanamadığını, çocuklara kahvaltı hazırlamakta
beceriksiz olduğunu, çocukları okula genelde geç götürdüğünü söyledi.
Bunlara ek olarak bazı çok önemli şikayetlerde de bulundular. Örneğin,
güleryüzlü olmaması, çocukları okuldan alırken geç kalmayı alışkanlık haline
getirmesi ve okuldan gidip gelirken çocukların elini tutmaması gibi. Bu tür
sorunlar ilk ailede olduğunda kendisine daha dikkatli olmasını söyledim. Son
ailesi erken uyanması için çalar saat dahi verdiklerini, ancak D.O'nun sabah
7 yerine 8.30-9.00 gibi kalktığını, bu saatin çocukların okulu için çok geç
olduğunu söyledi. D.O. sabah erken uyanamadığını kabul etti. Ancak çocuk
bakımında yeteri kadar sorumluluk alamıyordu. Yeni bir aile bulmanın çözüm
olmayacağını biliyordum. Kendi çocuğumu emanet edemeyeceğim birini bir başka
aile yanına gönderemezdim. Bu yüzden, Türkiye'deki ailesi ile de konuşmak
ihtiyacı duydum. Babası bana, -kızıma bu işi yapamazsın dediğimde beni
dinlemedi, evde kapı zili çaldığında kapıyı açmaktan aciz olan birinin,
çocuk bakamayacağını ona söyledim- dedi. Bütün bunlardan sonra diğer
danışmanlarla birlikte, D.O'nun Türkiye'ye dönmesinin daha uygun olacağını
kararlaştırdık."
Sevda Döker, Au Pair Danışmanı, Londra 1999.
|