• EĞİTİM DİLİ
  • EĞİTİM YERİ
  • KURS TÜRÜ
  • EĞİTİM SÜRESİ
  • KONAKLAMA
DİL OKULU BUL

IR

KANADA
ÜLKE REHBERİ
Detaylı Amerika Rehberi


Siyasi Yapısı

Kanada'da yasama iki meclisle yapılmaktadır. Bunlardan biri senato diğeri de avam kamarasıdır. Kanada senatosu daha çok İngiltere'deki lordluk sistemine benzetilir ancak Kanada'da yerleşmiş bir aristokrasi olmadığı için senatoya giriş babadan oğula geçerek değil de uygun görülen kişilerin atanmasıyla gerçekleşir. Senatoda 104 adet koltuk vardır. Ve her eyalette başbakanın seçtiği belirli sayıda senatör bulunmaktadır. Senatörler 75 yaşına kadar görevde kalabilirler, 75 yaşından sonra görevden ayrılmaları zorunludur. Senatörlerin görevleri ile lordların görevleri üç aşağı beş yukarı aynıdır. Senatörler federal hükümetin onayladığı anayasa değişikliklerini erteletme hakkına sahiptirler.

Kanada devlet yönetimi başbakanın liderliğindeki bir bakanlar kurulu bulundurmaktadır. Bakanlar hem avam kamarasına hem de senatoya üyedirler. Ontario ve Quebec gibi güçlü eyaletler avam kamarasındaki 301 koltuğun çoğunluğuna sahiptirler.

Kanada'da 10 adet eyalet hükümeti bulunmaktadır. Ve bunların anayasal yapısı fedaral hükümetin anayasal yapısına benzer. Ancak tek bir fark vardır eyalet hükümetlerindeki üst yasama organları 1950 yılında kaldırılmıştır. 1867 yılından itibaren eyalet hükümetlerinin güçleri ve yetkileri artmıştır. Bu beklenmedik güçler bölünmesinden 1867 yılında uygulamaya konan anayasanın 91 ve 92. kısımlarında bahsedilmektedir.

Eyaletlere verilen sağlık, sosyal hizmetler, eğitim gibi yetkiler kamu yönetiminin önemli kısımları haline geldi. Kanada'nın eyaletleri önceden federal hükümet tarafından yönetilmekteydi. Bir tek Nunawut kendi kendini yönetiyordu.

Kanada'da belediyeler tüm yetkilerini eyalet hükümetlerinden almaktalar. Federal hükümetle hiçbir resmi ilişkileri bulunmamaktadır. Kanada'da 4700'den fazla yerel hükümet ve belediye bulunmaktadır. Güney Ontarıo ve Güney Quebec in vilayet sistemleri vardır.

Kanada'nın siyasi yapısı 1867 ve 1931 yılları arasında oluştu: İngiltere Westminster yasasını yürürlüğe koydu. Bu yasaya göre Kanada Hükümetinden onay alınmadan yasama yapılamayacaktı. Westminster yasası Kanada'yı sömürge olmaktan çıkarıp bağımsız bir yönetim haline getirdi. Elbette ki İngiliz Uluslar Topluluğu çerçevesinde. 1949 yılında Kanada'nın yasal sistemi tamamen bağımsızlık kazandı. Artık temyizler için Westminster kuruluna danışılması gerekmiyordu. Kanada anayasasındaki bir sonraki değişiklik 17 Nisan 1982'de 1982 anayasasının ilan edilmesiyle ortaya çıktı. İki anayasal yenilik Kanada anayasasının sağlamlaştırılması için yapıldı. Bunun için Westminster'in onayı gerekli değildi. İkinci bir yenilik ise hak ve özgürlüklerin sağlamlaştırılması amacıyla yapıldı. Bu da federal hükümetlerin ve eyalet hükümetlerinin yetkilerini kısıtlar bir nitelikte idi. Kanada'da her zaman bir hukuki revizyon görülmekte idi. Hak ve Özgürlüklerin önem kazanması Kanada Siyasi yapısının İngiltere'nin siyasi yapısından uzaklaşıp biraz ABD'nin siyasi yapısına benzemesine yol açtı.

SİYASİ PARTİLER

Kanada'da konfederasyon kurulmadan önce 1840 ve 1867 yılları arasında eyaletlerde iktidarda olan son derece gevşek partiler ve koalisyonlar vardı. 1867 yılında, Sir John A.Macdonald liderliğindeki muhafazakar parti seçimleri kazandı. 1896 yılında ise Sir Wilfred Laurier'in liderliğindeki liberal parti seçimleri kazanarak 1911 yılına kadar iktidarda kaldı. Kanada'da hep muhafazakar ve liberal partilerin rekabeti söz konusu oldu. 1911 yılında muhafazakar parti tekrar iktidara gelerek birinci dünya savaşına kadar görevini sürdürdü. Birinci Dünya savaşı sırasında hem muhafazakar hem de liberal partililerden oluşan birleşmiş bir hükümet kuruldu. ABD'den farklı olarak Kanada bir haftada içinde kararını bildirerek hem Birinci hem de İkinci Dünya Savaşına katıldı. Birinci Dünya savaşından sonra muhafazakar parti iktidara gelebilmek için çok uğraştı. İktidara geldiler. Ancak kısa bir süre sonra görevlerini liberal partiye devretmek zorunda kaldılar. Liberal partiyi hem Quebec hem de ülkenin İngilizce konuşan kesimleri desteklemekte idi.

1935 ve 1957 yılları arasında Liberal parti görevde kaldı. Ekonomik kriz, İkinci Dünya Savaşı sonrası ekonomik canlanma boyunca hep iktidardaydı. Ancak 1957'de Prairie eyaletinde avukatlık yapan John Diefenbaker liderliğindeki ilerici muhafazakarlar beklenmedik bir zafer kazanarak ilk azınlık hükümetini oluşturdular. 1958 yılında da bir çoğunluk hükümeti oluşturdular. Diefenbaker'in milliyetçiliği Fransız Kanadasına hiç de cazip gelmedi ve güneydeki hükümet bu yönetime tepki gösterdi. Bu iki faktör Diefenbaker'in 1962 'deki seçimlerde azınlık hükümetine düşmesine yol açtı. Ve1963'de tamamen iktidardan düştüler. Liberaller Lester B.Pearson liderliğinde iktidara geldiler daha sonra Pearson görevini 1968'de Pierre Trudeau'ya devretti. Ve Pierre Trudeau 1984 yılına kadar iktidarda kaldı. 1984 yılında tekrar eski mili görüşleriyle ilerici muhafazakar parti iktidara geldi. Liderleri ingilizce konuşan bir Quebec'liydi.Brıan Mulroney. (Quebec'te ikamet eden herkes kendisini Quebec'li olarak tanıtabilir . Ancak Fransız asıllı olanlar kendilerini saf kan Quebec'liler olarak tanıtıyorlar.) Eylül 1984'te Mulroney koalisyonu yeniden biçimlendirerek güçlü bir Quebec altyapısı oluşturdu. Kırsal kesimden ve batı kesiminden büyük destek alarak Kanada tarihinde parlamentoda en büyük çoğunluğu oluşturdu.

Uzun süre görevde kalan ve pek çok eleştiri alan Mulroney 1993 Şubatında istifa etti. ABD ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması, iki anayasa değişikliği teklifi hep onun zamanına denk gelmişti. Mulroney'den sonra ilerici muhafazakar partinin liderliğine Kim Campbell getirildi.1993 federal seçimlerinde Mulroney'in büyük çabalar sonucu elde ettiği destek sarsıldı. Quebec'te eski bir Mulroney taraftarı olan Lucien Bouchard tarafından Quebec Partisi kuruldu. Bu partinin Quebec dışında hiç taraftarı olmamasına rağmen parlamentoda 54 koltuk kazandılar. Ayrıca Batı Kanada'da 1987 yılında kurulmuş olan Reform Partisi 52 koltuk elde etti. Liderleri Alberta'lı Preston Manning federal hükümetten batı hükümetine doğru bir kayma yaşadı. Çünkü yetki dağılımında bir eşitsizlik vardı. Quebec'in talepleri artık dayanılacak gibi değildi ve ABD'deki gibi daha kalabalık ancak daha az maliyetli bir sisteme ihtiyaç duyuyorlardı. Bu iki yeni parti tam 106 koltuk ele geçirmişti. Bu da ilerici muhafazakar partiyi zarara uğrattı. Bir zamanlar ki çoğunluk hükümeti konumları artık geride kalmışştı. Gitgide parlamentoda iki koltuğa kadar düştüler. İktidarı Jean Chreiten liderliğindeki liberal parti ele geçirdi. Ne gariptir ki ayrılık yanlısı Chreiten birdenbire majestelerinin sadık muhalefeti konumuna geldi.

Chreiten ve Liberal Parti o günden beri hala iktidardalar. Bunun nedeni seçmenlerinin onlar için çok büyük bir sevgi beslemesinden değil başka bir alternatif parti olmamasından kaynaklanıyor. 2000 yılında Reform Partisi batıya doğru genişlemeye karar verdi. İsmini de Kanada İttifakı olarak değiştirme kararı aldı. Lider olarak da Alberta'lı Stockwell Day'i seçti. Bu arada ilerici muhafazakarlar eski başbakan Joe Clark'ın liderliğinde kamu profillerini de değiştirdiler. Pek çok seçmen bu iki muhafazakar partinin birleşmesinin gerekli olduğu kanısındalar. Ancak ne yazık ki bir anlaşmaya varamıyorlar ve tabii bu da oyların dağılmasıyla liberal partinin zaferine yol açıyor. Yeni demokratlar adlı dördüncü ulusal parti üyelerinin çoğunu kaybederek neredeyse tarihe karıştı. Kasım 2000 seçimlerinde Avam Kamarasındaki 301 koltuktan 172'sini liberaller kazandı. Kanada İttifakı Partisi 66 koltukla muhalefet parti olmaya hak kazandı. Quebec Bloğu 38 koltuk ve Yeni demokrat parti de 13 koltuk, çağdaş muhafazakar parti de 12 koltuk elde edebildi.

QUEBEC, KANADA'DAN AYRILACAK MI?

Quebec veya Fransızların tabiriyle "güzel şehir",1960'ların başında derin bir uykudan uyandı. Halkın inançlarını ve davranışlarını kendi istekleri doğrultusunda kontrol altında tutan otoriter bir hükümet ve kilise Quebec'i bu çağdışı kalmış uykuya mahkum etmişti. 1960'ta Milli Birlik adlı muhafazakar partinin lideri Maurice Duplesis'in ölümüyle bu süreç sona erdi. Liberal Parti iktidara gelir gelmez hükümeti modernleştirme, laikleştirme, liberalleştirme çalışmalarına girişti. Bunun için de gerekli eğitimi ve ekonomik düzenlemeleri başlattı. Bu Quebec'te yeni bir tür milliyetçilik akımının yayılmasıyla aynı tarihe rastlar. Bu milliyetçilik akımını savunan yeni güçler "Kendi evimizin efendileri" sloganı altında birleştiler. Quebec'in siyasi hedefi Fransız dilini, Fransız kültürünü korumak ve yaymaktı. Ancak korunmaya çalışılan Fransız kültürü bir takım dış etkilere maruz kalınca (Bu etkilerin nedeni kıtanın geri kalan kısmının Katolik değil de Kalvinist olmasıdır) bu hedefe ulaşma isteği aciliyet kazanmıştır. Bu sorun 1970'te Front de Libération de Québec adlı terörist grubun İngiliz Konsolosluğundan James Cross 'u kaçırmalarıyla ve Quebec Çalışma Bakanının öldürülmesiyle kanlı bir olaya dönüştü.

Fransız Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle 1967 yılında Kanada'ya yaptığı ziyaret sırasında tezahürat yapan bir gruba "Vive le Quebec libre" (Quebec'e özgürlük) diya bağırarak İngiliz Kanada'sından sert bir tepki aldı. 1970'lerde Robert Bourossa hükümeti öğrencilerin okullar kabul edilmeleri ve iş hayatında kullanılan diller ile ilgili yeni yasalar çıkardı . Ancak bu konudaki çabaları yetersiz kaldı. Ve iktidardan düştüler.

1976 seçimlerinde iktidara gelen Parti Québecois (PQ) isimli partinin başlıca hedefi Quebec'i Kanada'dan ayırmaktı. Görevdeki ilk dört senelerinde "Yasa 101" adlı bir dil yasası çıkararak eyalette topluma açık yerlere İngilizce yazı yazılmasını yasakladı. Bu yasak elbette ki İngilizce konuşan Quebec'lileri eyaletten sonsuza kadar uzaklaştırdı.

1980'de eyaletin başbakanı ve PQ partisinin lideri bir halk oylamasına başvurdu. Oylamanın konusu Quebec'te İngilizce konuşanlar ile Fransızca konuşanlar arasında birliği sağlamaktı. 60'ta 40 ret oyu gelmesiyle bu konuda başarı sağlanamadı Bu olay Quebec siyasi tarihinde önemli bir noktadır. Bu başarısızlık bile 1981 yılında PQ partisinin yeniden seçilmesini önleyemedi. Ancak 1985 yılında PQ iktidardan düştü ve yerine Robert Bourassa liderliğindeki liberal parti geldi. Robert Bourassa siyasi hayatındaki en büyük atılımını gerçekleştirerek eyaletin başbakanı görevine getirildi. Görevde kaldığı dokuz sene boyunca siyasette esen soğuk rüzgarları biraz olsun yatıştırdı,Quebec'in miliyetçi görüşünü ve federal hükümeti uzlaştırmayı başardı.

1990'ların Meech Lake Anlaşması ve 1992'nin Charlottetown Anlaşması gibi anlaşmalarda değişiklik yapılamasıyla Quebec'in Kanada'daki durumu biraz açıklık kazandı. Geriye birkaç anlaşmazlık ve endişe kaldı. Bu endişeler 1994 seçimlerinde iyice belirginleşti. Bu seçimlerde Jacques Parizeau liderliğindeki PQ partisi Quebec Millet Meclisinde 125'te 78 milletvekili çıkardı. Parizeau İngilizce eğitim görmüş olmasına ve aslında bir İngiliz hayranı olmasına rağmen PQ'daki militanlık ruhu onu cezbetmişti. Quebec'in 40.000 kişilik Kanada asıllı nüfusu (11 farklı kabileden oluşuyor.) Quebec toprakları üzerinde hak sahibi. Ve bu insanlar Quebec'in Kanada'dan ayrılmasını istemiyorlar. Adeta ingiliz Kanada'sının ve uluslararası topluluğun desteğini kazanma çabası içindeler. destekler bir tavır içerisindeler. 1998 yılında Kanada Anayasa Mahkemesi Quebec'in kendi başına Kanada'dan ayrılamayacağını beyan etti. Ayrılabilmesi için federal hükümetle tüm detaylar konusunda anlaşması gerekliydi. Parizeau'nun 1995'te ikinci bir halk oylamasından sonra iktidardan düşmesinin ardından iktidara gelen Başbakan Bouchard'da 2000 yılında bir sonraki halk oylamasında seçilemeyeceğini anlayınca istifa etti. Şu anki lider Bernard Landry bir ayrılık yanlısı ve ancak kazanabileceğinden kesin olarak emin olduğu takdirde halk oylamasına gideceğini söylüyor.

Eğer geçmişteki akımlar bir göstergeyse,Quebec milliyetçiliğine ve bağımsızlığına duyulan istek sanki gerçeğe dönüşme anında son buluyor. Ancak sanki Quebec'in Kanada'dan ayrılma girişimi İskoçya ve Gallerin Birleşik Krallıktan ayrılma girişiminden bir adım ötede. Bu üç bölgenin gelenekleri ve dilleri yıpranmaktadır. Her bölgede ayrılma taraftarı olan pek çok kesim vardır. Ama birliği destekleyen bir azınlık kesimi olduğunu da gözden kaçırmamak gerekir.

Quebec'in durumu ile İskoçya ve Galler'in durumu arasındaki bir diğer fark da bu bölgelerdeki olanaklar. Quebec'te Kanada endüstrisinin büyük bir bölümü ve pek çok doğal kaynak bulunmakta. Bu yüzden de İngiliz şirketlerinin ve ulusal merkezlerin ayrılması ekonomiye oldukça zarar verecektir. Quebec ekonomik açıdan Iskoçya ve Gallere göre çok daha gelişmiş bir bölgedir. Ancak bir diğer taraftan bağımsız bir İskoçya veya Galler kolaylıkla A vrupa Birliğinden destek alabilir . Oysa bağımsız bir Quebec'e Kanada asla destek olmayacaktır. Bu yüzden de Quebec ihtiyaç duyduğu desteğin tamamını ABD'den talep edecektir. Fransa belki yavru vatan Quebec'e yardım eli uzatabilir. Ancak çok fazla sorumluluk almayı reddedecektir. Senelerdir Quebec'in anayasal konumu. Kanada'nın siyasi gündeminde ilk sıralarda yer almaktadır. Ancak konunun karmaşıklığından dolayı bir çözüm henüz bulunamamıştır.



 

Web sitemizde verilen ücretler, firmamız danışmanlık ücreti ve -varsa- yurtdışına ödenecek olan döviz tutarının merkez bankası kurlarına göre TL karşılığını kapsamaktadır. Ücretlere, Maliye Bakanlığının 40 seri nolu tebliğine göre KDV ve tüm vergiler dahildir. Firmamızın tahsil etmediği ücretler ve vize ücretleri, ilgili ülkeye ödeme yapılırken döviz karşılığı olarak yapılmalıdır.

GBP: 4.373, USD: 3.475, AUD: 2.592, EURO: 3.673, CAD: 2.638
Copyright © 1986-2016 ICEP WORLD Yurtdışı Eğitim ve Kariyer Merkezi. Tim hakları saklıdır.